Beklemek her insan için can sıkıcı bir meseledir. Oysa dünyada yaşarken ne çok bekleriz öyle değil mi? Anne karnından, hesaba kadar bekleme serüvenimiz hep aynıdır. Hatta dünya hayatı için, ahirete gidişin bekleme salonu bile denir.
Beklemek belki de can sıkıcıdır ancak yoktan yere beklemek tam bir işkencedir.
Geçen gün Hacice geldi yanıma. Elinde bir not kağıdı vardı. Ona hediye ettiğim bir cüzdanın içinde bulmuş. Benim defter aralarında, çantaların-cüzdanların bir kenarında, evdeki tüm takı kutusu adı altındaki depolarda böyle küçük not kağıtlarım olur. İçimden geldiği şekilde o an içinde bulunduğum durumu yansıtırım bu kağıtlara. Hacice’nin bulduğu da böyle bir kağıttı 2009 yılından kalan;
Yukarıda resmini paylaştığım not kağıdının üzerinde yazanları buraya aktarayım;
30.06.2009 Salı saat 10:50
Fetih mahallesinde babamın birkaç ay sonra eski olacak bürosundayız. Buraya geleli yaklaşık 20-30 dk oldu. Sıkıntıdan çatlamak üzereyim. Babam bilgisayarda bir şeylerle uğraşıyor. İnşAllah işi hayırlısıyla çabuk biter ve bol kazanç elde eder. (Kağıdın babamın eline geçmesini göz önünde bulundurarak ılımlı yazmışım
)
Ben niye mi buradayım? Dün akşam Elmalı’ya gidecektik ama babamın çok uykusu olduğu için gidemedik. Bunun için sabah gidecektik emmeeeeee galiba biraz öğlen olacak ya da ikindi..
Bir de kafamı kurcalayan bir şey var. Saat 12:00′de Seyrani amcayı hastaneye götürecekti ama.. Bilemiyem yani!!
Nedense işi bitiyormuş gibi bir his var içimde. Hadi test edelim doğru mu? Giderken buraya saati yazacağım. Bakalım ne kadar atmışım.. Şimdi saat: 11.00
Böööööööööğğğğğğğğ!!!
Böyle bekledikçe (saate bakarak) daha fazla sıkılıyorum yaaavvv!!
GİDİŞ SAATİ: 13.15 !!!!!!


bide bütün yuvarlakları boyamışsın
nasıl bir can sıkıntısıysa artık yapacak bir şey bulamayınca boyamaya geçmiş
ne mesaj veriyorsun burada?
yok yere beni 3 saat bekleten bir babam olduğu mesajını veriyorum
ya biz size ozenirdik pazar aksamlari gec geldiginizde. demek hayatinizdan memnun degildiniz
çok güldüm kız